BİRİNCİ BÖLÜM — AMAÇ, KAPSAM, TANIMLAR VE TEMEL İLKELER
(1) Bu Kanunun amacı, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen
çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usûl ve
esasları düzenlemektir.
(1) Bu Kanun, korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında alınacak tedbirler
ile suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerinin usûl ve esaslarına,
çocuk mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri kapsar.
(1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi; bu
kapsamda,
1. Korunma ihtiyacı olan çocuk: Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal
gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru
çocuğu,
2. Suça sürüklenen çocuk: Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası
ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında
güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu,
b) Mahkeme: Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerini,
c) Çocuk hâkimi: Hakkında kovuşturma başlatılmış olanlar hariç, suça sürüklenen
çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında uygulanacak tedbir kararlarını veren
çocuk mahkemesi hâkimini,
d) Kurum: Bu Kanun kapsamındaki çocuğun bakılıp gözetildiği, hakkında verilen
tedbir kararlarının yerine getirildiği resmî veya özel kurumları,
e) (Değişik: 13/6/2012-6327/38 md.) Sosyal çalışma görevlisi: Psikolojik danışmanlık
ve rehberlik, psikoloji, sosyoloji, çocuk gelişimi, öğretmenlik, aile ve tüketici bilimleri ve
sosyal hizmet alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun meslek mensuplarını,
İfade eder.
(1) Bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması amacıyla;
a) Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması,
b) Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi,
c) Çocuk ve ailesinin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tâbi tutulmaması,
d) Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması,
e) Çocuğun, ailesinin, ilgililerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının
işbirliği içinde çalışmaları,
f) İnsan haklarına dayalı, adil, etkili ve süratli bir usûl izlenmesi,
g) Soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam
gösterilmesi,
h) Kararların alınmasında ve uygulanmasında, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun
eğitimini ve öğrenimini, kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin desteklenmesi,
i) Çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare
olarak başvurulması,
j) Tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak
görülmesi, kararların verilmesinde ve uygulanmasında toplumsal sorumluluğun paylaşılmasının
sağlanması,
k) Çocukların bakılıp gözetildiği, tedbir kararlarının uygulandığı kurumlarda
yetişkinlerden ayrı tutulmaları,
l) Çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde, yargılama ve kararların yerine
getirilmesinde kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler alınması,
İlkeleri gözetilir.
İKİNCİ BÖLÜM — KORUYUCU VE DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER
(1) Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile
ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma
konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan;
a) Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme
konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye,
b) Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına;
iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek
sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine,
c) Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle
görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu
aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine,
d) Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için
gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri
kullananların tedavilerinin yapılmasına,
e) Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede
olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya,
Yönelik tedbirdir.
(2) Hakkında, birinci fıkranın (e) bendinde tanımlanan barınma tedbiri uygulanan
kimselerin, talepleri hâlinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur.
(3) Tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla birlikte
veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi suretiyle
tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması hâlinde; çocuk, bu kişilere teslim edilir. Bu
fıkranın uygulanmasında, çocuk hakkında birinci fıkrada belirtilen tedbirlerden birisine de
karar verilebilir.
(1) Adlî ve idarî merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları,
sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Çocuk ile çocuğun bakımından sorumlu kimseler
çocuğun korunma altına alınması amacıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna
başvurabilir.
(2) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu kendisine bildirilen olaylarla ilgili
olarak gerekli araştırmayı derhâl yapar.
(1) Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun
anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen çocuk hâkimi
tarafından alınabilir.
(2) Tedbir kararı verilmeden önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabilir.
(3) Tedbirin türü kararda gösterilir. Bir veya birden fazla tedbire karar verilebilir.
(4) Hâkim, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbire karar verdiği çocuğun denetim
altına alınmasına da karar verebilir.
(5) Hâkim, çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak koruyucu ve destekleyici
tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir. Bu karar acele hâllerde, çocuğun
bulunduğu yer hâkimi tarafından da verilebilir. Ancak bu durumda karar, önceki kararı alan
hâkim veya mahkemeye bildirilir.
(6) Tedbirin uygulanması, onsekiz yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer.
Ancak hâkim, eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle tedbirin
uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir.
(7) Mahkeme, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir
kararının yanında 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre
velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye
yetkilidir.
(1) Korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici
tedbirler, çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı
kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınır.
(2) Tedbir kararlarının uygulanması, kararı veren hâkim veya mahkemece en geç üçer
aylık sürelerle incelettirilir.
(3) Hâkim veya mahkeme; denetim memurları, çocuğun velisi, vasisi, bakım ve
gözetimini üstlenen kimselerin, tedbir kararını yerine getiren kişi ve kuruluşun temsilcisi ile
Cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya re'sen çocuğa uygulanan tedbirin sonuçlarını
inceleyerek kaldırabilir, süresini uzatabilir veya değiştirebilir.
(1) Derhâl korunma altına alınmasını gerektiren bir durumun varlığı hâlinde
çocuk, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakım ve gözetim altına
alındıktan sonra acil korunma kararının alınması için Kurum tarafından çocuğun Kuruma
geldiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde çocuk hâkimine müracaat edilir. Hâkim
tarafından, üç gün içinde talep hakkında karar verilir. Hâkim, çocuğun bulunduğu yerin gizli
tutulmasına ve gerektiğinde kişisel ilişkinin tesisine karar verebilir.
(2) Acil korunma kararı en fazla otuz günlük süre ile sınırlı olmak üzere verilebilir. Bu
süre içinde Kurumca çocuk hakkında sosyal inceleme yapılır. Kurum, yaptığı inceleme
sonucunda, tedbir kararı alınmasının gerekmediği sonucuna varırsa bu yöndeki görüşünü ve
sağlayacağı hizmetleri hâkime bildirir. Çocuğun, ailesine teslim edilip edilmeyeceğine veya
uygun görülen başkaca bir tedbire hâkim tarafından karar verilir.
(3) Kurum, çocuk hakkında tedbir kararı alınması gerektiği sonucuna varırsa
hâkimden koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmesini talep eder.
(1) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından, kendisine
intikal eden olaylarda gerekli önlemler derhâl alınarak çocuk, resmî veya özel kuruluşlara
yerleştirilir.
(1) Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça
sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik
tedbiri olarak anlaşılır.
(1) Suça sürüklenen çocuğun aynı zamanda akıl hastası olması hâlinde,
26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin birinci ve ikinci
fıkraları kapsamına giren çocuklar hakkında, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
(1) Bu Kanunun 7 nci maddesinin yedinci fıkrasında öngörülen durumlar
hariç olmak üzere, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla korunma ihtiyacı
olan çocuklar hakkında duruşma yapılmaksızın tedbir kararı verilir. Ancak, hâkim zaruret
gördüğü hâllerde duruşma yapabilir.
(2) Tedbir kararının verilmesinden önce yeterli idrak gücüne sahip olan çocuğun
görüşü alınır, ilgililer dinlenebilir, çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmesi
istenebilir.
(1) Bu Kanun hükümlerine göre, çocuk hâkimi tarafından alınan tedbir
kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. İtiraz, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun itiraza ilişkin hükümlerine göre en yakın çocuk mahkemesine yapılır.
BİRİNCİ BÖLÜM — SORUŞTURMA
(1) Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda
görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır.
(2) Çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında,
çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir.
(3) Cumhuriyet savcısı soruşturma sırasında gerekli görüldüğünde çocuk hakkında
koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını çocuk hâkiminden isteyebilir.
(1) Gözaltına alınan çocuklar, kolluğun çocuk biriminde tutulur.
(2) Kolluğun çocuk biriminin bulunmadığı yerlerde çocuklar, gözaltına alınan
yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur.
(1) Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve
kovuşturma ayrı yürütülür.
(2) Bu hâlde de çocuklar hakkında gerekli tedbirler uygulanmakla beraber, mahkeme
lüzum gördüğü takdirde çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna
kadar bekletebilir.
(3) Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde,
yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı
verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür.
(1) Çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Ancak; zorunlu
hâllerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri
bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlem alınabilir.
(Değişik: 6/12/2006-5560/39 md.)
(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı
halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından
erteleme süresi üç yıldır.
(2) (Ek:17/10/2019-7188/33 md.) Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin
ikinci fıkrasında belirtilen hapis cezasının üst sınırı, on beş yaşını doldurmamış çocuklar
bakımından beş yıl olarak uygulanır.
(1) Suça sürüklenen çocuklar hakkında soruşturma veya kovuşturma
evrelerinde adlî kontrol tedbiri olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinde
sayılanlar ile aşağıdaki tedbirlerden bir ya da birkaçına karar verilebilir:
a) Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak.
b) Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek.
c) Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamak.
(2) Ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması, sonuç alınamayacağının anlaşılması
veya tedbirlere uyulmaması durumunda tutuklama kararı verilebilir.
(3) (Ek:14/4/2020-7242/54 md.) Denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından takip
edilen çocuk için adli kontrol süresince rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir ve çocuk
hakkında yapılacak ihtiyaç değerlendirmesine göre iyileştirme çalışmaları yürütülür.
(1) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı
aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez.
İKİNCİ BÖLÜM — KOVUŞTURMA
(1) Çocuk, velisi, vasisi, mahkemece görevlendirilmiş sosyal çalışma
görevlisi, çocuğun bakımını üstlenen aile ve kurumda bakılıyorsa kurumun temsilcisi duruşmada
hazır bulunabilir.
(2) Mahkeme veya hâkim, çocuğun sorgusu veya çocuk hakkındaki diğer işlemler
sırasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurabilir.
(3) Duruşmalarda hazır bulunan çocuk, yararı gerektirdiği takdirde duruşma salonundan
çıkarılabileceği gibi sorgusu yapılmış çocuğun duruşmada hazır bulundurulmasına da gerek
görülmeyebilir.
(Değişik: 6/12/2006-5560/40 md.)
(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi
Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.
(Değişik: 6/12/2006-5560/41 md.)
(1) Ceza Muhakemesi Kanununun uzlaşmaya ilişkin hükümleri suça sürüklenen
çocuklar bakımından da uygulanır.
BİRİNCİ BÖLÜM — MAHKEMELERİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİSİ
(1) Çocuk mahkemesi, tek hâkimden oluşur. Bu mahkemeler her il
merkezinde kurulur. Ayrıca, bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde
tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak
kurulabilir. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde çocuk mahkemelerinin birden fazla dairesi
oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda
Cumhuriyet savcısı bulunmaz. Mahkemelerin bulunduğu yerlerdeki Cumhuriyet savcıları,
çocuk mahkemeleri kararlarına karşı kanun yoluna başvurabilirler.
(2) Çocuk ağır ceza mahkemelerinde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur ve
mahkeme bir başkan ve iki üye ile toplanır. Bu mahkemeler bölgelerin coğrafi durumları ve iş
yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun
olumlu görüşü alınarak kurulur. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde çocuk ağır ceza
mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.
(1) Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin
görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara
bakar.
(2) Çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin
görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar.
(3) Mahkemeler ve çocuk hâkimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri
almakla görevlidir.
(4) Çocuklar hakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17 nci maddesi hükümleri saklı
kalmak kaydıyla bu Kanunla kurulan mahkemelerde görülür.
(1) Çocuk mahkemelerinin yargı çevresi, kurulduğu il ve ilçenin mülkî
sınırlarıyla belirlenir.
(2) Çocuk ağır ceza mahkemelerinin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler
ile bunlara adlî yönden bağlanan ilçelerin idarî sınırlarıdır.
(3) Coğrafi durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak çocuk mahkemeleri ile çocuk
ağır ceza mahkemelerinin yargı çevresinin belirlenmesine veya değiştirilmesine Adalet
Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilir.
(1) Mahkemelere, atanacakları bölgeye veya bir alt bölgeye hak kazanmış,
adlî yargıda görevli, tercihan çocuk hukuku alanında uzmanlaşmış, çocuk psikolojisi ve
sosyal hizmet alanlarında eğitim almış olan hâkimler ve Cumhuriyet savcıları arasından
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atama yapılır.
(2) Atamalarda istekli olanlarla daha önce bu görevlerde bulunmuş olanlara öncelik
tanınır.
(3) Herhangi bir nedenle görevine gelemeyen hâkimin yerine bu hâkim görevine
başlayıncaya veya Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yetkilendirme yapılıncaya kadar o
yerdeki hâkimlerden hangisinin bakacağı, birinci fıkrada aranan nitelikler de gözetilerek adlî
yargı adalet komisyonu başkanınca belirlenir.
İKİNCİ BÖLÜM — CUMHURİYET SAVCILIĞI VE KOLLUK
(1) Cumhuriyet başsavcılıklarında bir çocuk bürosu kurulur. Cumhuriyet
başsavcısınca 28 inci maddenin birinci fıkrasında öngörülen nitelikleri haiz olanlar arasından
yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı, bu büroda görevlendirilir.
(1) Çocuk bürosunun görevleri;
a) Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki soruşturma işlemlerini yürütmek,
b) Çocuklar hakkında tedbir alınması gereken durumlarda, gecikmeksizin tedbir
alınmasını sağlamak,
c) Korunma ihtiyacı olan, suç mağduru veya suça sürüklenen çocuklardan yardıma,
eğitime, işe, barınmaya ihtiyacı olan veya uyum güçlüğü çekenlere ihtiyaç duydukları destek
hizmetlerini sağlamak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla
işbirliği içinde çalışmak, bu gibi durumları çocukları korumakla görevli kurum ve kuruluşlara
bildirmek,
d) Bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmektir.
(2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, bu görevler çocuk bürosunda görevli
olmayan Cumhuriyet savcıları tarafından da yerine getirilebilir.
(1) Çocuklarla ilgili kolluk görevi, öncelikle kolluğun çocuk birimleri
tarafından yerine getirilir.
(2) Kolluğun çocuk birimi, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar
hakkında işleme başlandığında durumu, çocuğun veli veya vasisine veya çocuğun bakımını
üstlenen kimseye, baroya ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna, çocuk resmî bir
kurumda kalıyorsa ayrıca kurum temsilcisine bildirir. Ancak, çocuğu suça azmettirdiğinden
veya istismar ettiğinden şüphelenilen yakınlarına bilgi verilmez.
(3) Çocuk, kollukta bulunduğu sırada yanında yakınlarından birinin bulunmasına
imkân sağlanır.
(4) Kolluğun çocuk birimlerindeki personeline, kendi kurumları tarafından çocuk
hukuku, çocuk suçluluğunun önlenmesi, çocuk gelişimi ve psikolojisi, sosyal hizmet gibi
konularda eğitim verilir.
(5) Çocuğun korunma ihtiyacı içinde bulunduğunun bildirimi ya da tespiti veya
hakkında acil korunma kararı almak için beklemenin, çocuğun yararına aykırı olacağını
gösteren nedenlerin varlığı hâlinde kolluğun çocuk birimi, durumun gerektirdiği önlemleri
almak suretiyle çocuğun güvenliğini sağlar ve mümkün olan en kısa sürede Sosyal Hizmetler
ve Çocuk Esirgeme Kurumuna teslim eder.
(1) Mahkemelerde görevlendirilecek hâkimler ve Cumhuriyet savcıları ile
sosyal çalışma görevlilerine ve denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğünde
görevli denetim görevlilerine, adaylık dönemlerinde Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslara
uygun çocuk hukuku, sosyal hizmet, çocuk gelişimi ve psikolojisi gibi konularda eğitim
verilir.
(2) Mahkemelere görevlendirilenlerin, görevleri süresince, alanlarında uzmanlaşmalarını
sağlama ve kendilerini geliştirmelerine yönelik hizmet içi eğitim almaları sağlanır.1
(3) Hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimin usûl ve esasları yönetmelikle belirlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM — SOSYAL İNCELEME
(1) (Değişik cümle:17/10/2019-7188/35 md.) Adalet Bakanlığınca en az
lisans öğrenimi görmüş olanlar arasından yeterli sayıda sosyal çalışma görevlisi mahkemelere
görevlendirilmek üzere adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne atanır. Atamada; çocuk
ve aile sorunları ile çocuk hukuku ve çocuk suçluluğunun önlenmesi alanlarında lisansüstü
eğitim yapmış olanlar tercih edilir.2
(2) (Değişik:7/11/2024-7531/19 md.) Bu Kanun kapsamındaki tedbirleri uygulayan
sosyal çalışma görevlileri ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü bünyesinde görev
yapmakta olup da mahkemelere görevlendirilen sosyal çalışma görevlilerine almakta oldukları
aylıklarının (ek gösterge dahil) brüt tutarının yüzde ellisi oranında ödeme yapılır. Bu ödeme
aynı veya benzer ünvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı
olan emsali personel esas alınmak suretiyle bu kapsamda görev yapan sözleşmeli personele de
yapılır. Bu ödeme, söz konusu personelin kadro veya pozisyonunun bulunduğu kurum
tarafından yapılır.
(3) Birinci fıkra kapsamındaki sosyal çalışma görevlilerinin bulunmaması, görevin
bunlar tarafından yapılmasında fiilî veya hukukî bir engel bulunması ya da başka bir uzmanlık
dalına ihtiyaç duyulması gibi durumlarda, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar ile
serbest meslek icra eden birinci fıkrada öngörülen nitelikleri haiz kimseler de sosyal çalışma
görevlisi olarak görevlendirilebilirler. (Ek cümle:7/11/2024-7531/19 md.) Bu şekilde
görevlendirilenlere ayrıca ikinci fıkra kapsamında ödeme yapılmaz.2
(4) Hakkında sosyal inceleme yapılacak çocuğun, incelemeye tâbi tutulacak çevresi
1 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “atananların,”
ibaresi “görevlendirilenlerin,” şeklinde değiştirilmiştir.
2 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle birinci fıkrada yer alan “adliyelere”
ibaresi “adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne” şeklinde ve üçüncü fıkrada yer alan “Bu
görevlilerin” ibaresi “Birinci fıkra kapsamındaki sosyal çalışma görevlilerinin” şeklinde
değiştirilmiştir.
mahkemenin yetki alanı dışında ise, davayı gören mahkemenin talimatına bağlı olarak
çocuğun bulunduğu yerdeki mahkemece inceleme yaptırılır. Büyükşehir belediye sınırları
içinde kalan yerlerde bu inceleme, davayı gören mahkemeye bağlı olarak çalışan sosyal
çalışma görevlilerince yapılabilir.
(1) Sosyal çalışma görevlilerinin görevi;
a) Görevlendirildikleri çocuk hakkında derhâl sosyal inceleme yapmak, hazırladıkları
raporları kendilerini görevlendiren mercie sunmak,
b) Suça sürüklenen çocuğun ifadesinin alınması veya sorgusu sırasında yanında
bulunmak,
c) Bu Kanun kapsamında mahkemeler ve çocuk hâkimleri tarafından verilen diğer
görevleri yerine getirmektir.
(2) İlgililer, sosyal çalışma görevlilerinin çalışmaları sırasında kendilerine yardımcı
olmak ve çocuk hakkında istenen bilgileri vermek zorundadır.
(3) Sosyal çalışma görevlilerinin, görevleri sırasında yaptıkları ve hâkim tarafından
takdir edilen masrafları Cumhuriyet başsavcılığının suçüstü ödeneğinden ödenir.
(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk
hâkimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal
çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî
anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin
mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur.
(2) Derhâl tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da
yaptırılabilir.
(3) Mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme
yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM — DENETİM
(1) Hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen, kamu
davasının açılmasının ertelenmesi kararı onanan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
kararı verilen çocuğun denetim altına alınmasına karar verilebilir.
(1) Denetim altına alınan çocukla ilgili olarak denetimli serbestlik ve
yardım merkezi şube müdürlüğü tarafından bir denetim görevlisi görevlendirilir. Ancak,
korunma ihtiyacı olan çocuklar veya suç tarihinde oniki yaşını bitirmemiş suça sürüklenen
çocuklar ile çocuğun aileye teslimi yönünde karar verilmesi hâlinde, bu çocuklar hakkında
denetim görevi gözetim esaslarına göre Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
tarafından yerine getirilir.
(2) Görevlendirme sırasında çocuğun kişisel özellik ve ihtiyaçları dikkate alınır ve
çocuğa kolay ulaşabilecek olanlar tercih edilir.
(1) Denetim görevlisinin görevleri şunlardır:
a) Kararla ulaşılmak istenen amacın gerçekleşmesi için çocuğun eğitim, aile, kurum, iş
ve sosyal çevreye uyumunu sağlamak üzere onu desteklemek, yardımcı olmak, gerektiğinde
önerilerde bulunmak.
b) Çocuğa eğitim, iş, destek alabileceği kurumlar, hakları ve haklarını kullanma
konularında rehberlik etmek.
c) İhtiyaç duyacağı hizmetlerden yararlanmasında çocuğa yardımcı olmak.
d) Kaldığı yerleri ve ilişki kurduğu kişileri ziyaret ederek çocuğun içinde yaşadığı
şartları, ailesi ve çevresiyle ilişkilerini, eğitim ve iş durumunu, boş zamanlarını değerlendirme
faaliyetlerini yerinde incelemek.
e) Alınan kararın uygulanmasını, bu uygulamanın sonuçlarını ve çocuk üzerindeki
etkilerini izlemek, tâbi tutulduğu yükümlülüklerin yerine getirilmesini denetlemek.
f) Çocuğun gelişimi hakkında, üçer aylık sürelerle Cumhuriyet savcısı veya mahkemeye
rapor vermek.
(2) Denetim görevlisi, görevini yerine getirirken gerektiğinde çocuğun ana ve babası,
vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse ve öğretmenleriyle işbirliği yapar.
(3) Çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse çocuğun
devam ettiği okul, işyeri veya çocukla ilgili bilgiye sahip kurumların yetkilileri, denetim
görevlisine yardımcı olmak, görevi gereğince istediği bilgileri vermek zorundadırlar.
(4) Çocuğun yakınları denetim görevlisinin yetkilerine müdahale edemezler.
(1) Çocuğa uygulanacak denetimin yöntemi, denetim görevlisince, sosyal
incelemeyi yapan uzman veya sosyal çalışma görevlisi ile birlikte, görevlendirmeyi takip eden
on gün içinde hazırlanacak bir plânla belirlenir.3
(2) Denetim plânı hazırlanırken;
a) Çocuk hakkında alınan tedbirin amacı, niteliği ve süresi,
b) Çocuğun ihtiyaçları,
c) Çocuğun içinde bulunduğu tehlike hâlinin ciddiyeti,
d) Çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse tarafından
çocuğa verilen desteğin derecesi,
e) Suça sürüklenmesi sebebiyle tedbir alınmış ise suç teşkil eden fiilin mahiyeti,
3 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “mahkeme
nezdindeki” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
f) Çocuğun görüşü,
Dikkate alınır.
(3) Denetim plânı, mahkeme veya çocuk hâkimince onaylandıktan sonra derhâl
uygulanır. Denetim görevlisi, kararın uygulama biçimi, çocuk üzerindeki etkileri ile çocuğun
ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimselerin veya kurumların çocuğa karşı
sorumluluklarını gereğince yerine getirip getirmedikleri, kararın değiştirilmesini gerektirir bir
durum olup olmadığı ve istenen diğer hususlarda her ay, ayrıca talep hâlinde mahkeme veya
çocuk hâkimine rapor verir.
(1) Denetim, kararda öngörülen sürenin dolmasıyla sona erer. Tedbirden
beklenen yararın elde edilmesi hâlinde denetim, sürenin dolmasından önce de kaldırılabilir.
(2) Denetim, çocuğun başka bir suçtan dolayı tutuklanması veya cezasının yerine
getirilmesine başlanmakla sona erer.
Madde 41Sosyal inceleme ve denetim raporları hakkında bilgi edinme
madde sayfası →(1) Sosyal inceleme raporu ile denetim plânı ve raporunun birer örneğini
çocuğun avukatı veya yasal temsilcisi Cumhuriyet savcısından, mahkemeden veya çocuk
hâkiminden alabilir. Çocuğa raporun içeriği hakkında bilgi verilir.
(2) Ancak, çocuk ve avukatı hariç olmak üzere birinci fıkrada gösterilen kişilerin
sosyal inceleme raporu ile denetim plânı ve raporu hakkında bilgi sahibi olmasının çocuğun
yararına aykırı olduğuna kanaat getirilirse, bunların incelenmesi kısmen veya tamamen
yasaklanabilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM4
Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması
(Ek:24/11/2021-7343/47 md.)
(1) Bu Kısmın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından
çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
BEŞİNCİ KISIM7
Çeşitli Hükümler
(Ek:24/11/2021-7343/39 md.)
(1) Çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri
tarafından verilen ilam veya tedbir kararları, çocuğun üstün yararı esas alınarak, Adalet
Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince bu Kısım
hükümlerine göre yerine getirilir.
(2) Müdürlüklerde müdür, yeteri kadar müdür yardımcısı ve personel ile psikolog,
pedagog ve sosyal çalışmacı Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilir.
(3) Müdürlük bulunmayan yerlerde bu Kısım kapsamında yer alan görevler, Adalet
Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirilir.
(4) İlam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde çocuğun yerleşim yeri müdürlüğü
4 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle bu Kanuna 41 inci maddesinden
sonra gelmek üzere başlığı ile birlikte Dördüncü Kısım eklenmiş, mevcut Dördüncü Kısım, Beşinci
Kısım olarak teselsül ettirilmiştir.
yetkilidir.
(5) İlam ve tedbir kararları müdürlük tarafından görevlendirilen psikolog, pedagog,
sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanlar, uzmanın bulunmadığı
yerlerde ise öğretmen marifetiyle yerine getirilir.
(6) İlam ve tedbir kararlarını yerine getirmek için müdürlüğün talebi üzerine, valilikler
tarafından kamu kurum ve kuruluşlarında görevli, beşinci fıkrada belirtilen uzmanların yer
aldığı bir görevli listesi oluşturulur. Bu uzmanların yeterli sayıda olmaması hâlinde
öğretmenler de listeye dâhil edilir. Bu listede yer alan uzman ve öğretmenlerin görev
yapacakları yer ve tarihler müdürlükler tarafından belirlenir.
Madde 41/BÇocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesi
madde sayfası →(Ek:24/11/2021-7343/40 md.)
(1) Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararları, yükümlüsü tarafından rızasıyla
yerine getirilmediği takdirde hak sahibi, ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesi için
müdürlüğe başvurabilir.
(2) Talebi alan müdürlük, her türlü iletişim vasıtasını kullanarak yükümlüyle irtibata
geçer ve müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte hak sahibine teslim edilmek üzere
çocuğun belirlenen yere getirilmesini derhâl bildirir; bu bildirimin yapıldığını veya
yükümlüyle irtibat kurulamadığını tutanağa bağlar.
(3) Yükümlüyle irtibat kurulamaz veya yükümlü çocuğu getirmeyeceğini beyan ederse
yahut yükümlü çocuğu belirlenen yere getirmezse müdürlük, derhâl yükümlüye, çocuğun
teslimine dair bir teslim emri gönderir. Emir, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat
Kanunu hükümlerine göre yükümlüye tebliğ edilir. Bu emirde aşağıdaki hususlar yer alır:
a) Müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte çocuğu emirde belirtilen yere
getirmek zorunda olduğu.
b) Çocuğu emirde belirtilen yere getirmesine engel teşkil edecek derecede haklı bir
mazereti varsa teslim gününden önce müdürlüğe bildirimde bulunarak çocuğun müdürlükçe
alınmasını talep etmesi gerektiği.
c) Çocuğu getirmez veya haklı mazereti nedeniyle müdürlükçe alınmasını talep
etmezse, çocuğun, uzman veya öğretmen marifetiyle gerekirse kolluktan yardım alınarak ve
zor kullanılarak teslim alınacağı.
d) Emrin gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı.
e) Müdürlükçe yapılan iş ve işlemlere karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren
bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette
bulunabileceği.
(4) Müdürlüğün belirlediği yere getirilen veya yükümlünün haklı mazereti nedeniyle
müdürlükçe alınan çocuk hak sahibine teslim edilir.
(5) Yükümlü, emrin gereğini yerine getirmezse, çocuk nerede bulunursa bulunsun
müdürlük tarafından alınarak hak sahibine teslim edilir. Bu hâlde kolluktan yardım istenebilir.
Kolluk birimleri, zor kullanma dâhil bu konudaki talepleri derhâl yerine getirir.
(6) Çocuk hak sahibine teslim edildikten sonra yükümlü haklı bir sebep olmaksızın
çocuğu tekrar alırsa ayrıca yeni bir hükme veya yükümlüyle irtibata geçmeye ya da teslim
emri tebliğine gerek olmaksızın çocuk beşinci fıkra uyarınca hak sahibine teslim edilir.
(7) Çocuğun üstün yararının gerektirdiği hâllerde müdürlük, yükümlüyle irtibata
geçmeye veya teslim emri tebliğine gerek olmaksızın doğrudan beşinci fıkra hükmünü
uygulayabilir.
Madde 41/CÇocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesi
madde sayfası →(Ek:24/11/2021-7343/41 md.)
(1) Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararları, yükümlüsü
tarafından rızasıyla yerine getirilmediği takdirde hak sahibi, ilam veya tedbir kararının yerine
getirilmesi için müdürlüğe başvurabilir.
(2) Talebi alan müdürlük, her türlü iletişim vasıtasını kullanarak yükümlüyle irtibata
geçer; ilam veya tedbir kararında belirtilen gün ve saatte hak sahibine teslim edilmek üzere
çocuğun müdürlük tarafından belirlenen yere getirilmesini derhâl bildirir; bu bildirimin
yapıldığını veya yükümlüyle irtibat kurulamadığını tutanağa bağlar.
(3) Yükümlüyle irtibat kurulamaz veya yükümlü çocuğu getirmeyeceğini beyan ederse
yahut belirlenen yere getirmezse müdürlük, derhâl yükümlüye, çocukla kişisel ilişki
kurulmasına dair bir teslim emri gönderir. Emir, 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre
yükümlüye tebliğ edilir. Bu emirde aşağıdaki hususlar yer alır:
a) İlam veya tedbir kararında belirtilen gün ve saatte, gün ve saatin belirtilmemesi
hâlinde müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte çocuğu emirde belirtilen yere getirmek
zorunda olduğu.
b) Çocuğu emirde belirtilen yere getirmesine engel teşkil edecek derecede haklı bir
mazereti varsa teslim gününden önce müdürlüğe bildirimde bulunarak çocuğun müdürlükçe
alınmasını talep etmesi gerektiği.
c) İlam veya tedbir kararı kapsamında emrin tebliğinden sonraki dönemde de (a) ve (b)
bentlerindeki yükümlülüğünün devam edeceği, bunun için yeniden emir çıkarılmayacağı.
d) Emrin gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı.
e) Yerleşim yeri veya iletişim bilgilerinin değişmesi hâlinde yeni adres veya iletişim
bilgilerinin müdürlüğe derhâl bildirilmesi gerektiği.
f) Müdürlükçe yapılan iş ve işlemlere karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren
bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette
bulunulabileceği.
(4) Müdürlüğün belirlediği yere getirilen çocuk hak sahibine teslim edilir. Hak
sahibine; ilam veya tedbir kararında belirtilen sürenin bitiminde çocuğu, belirlenen yere
getirmek zorunda olduğu, çocuğu getirmez veya kendisinden kaynaklanmayan makul sebepler
hariç olmak üzere geç getirirse disiplin hapsiyle cezalandırılacağı, hakkında suç duyurusunda
bulunulacağı hususu tutanağa bağlanarak tebliğ edilir. Çocuk, belirlenen yere getirilmezse hak
sahibi hakkında müdürlük tarafından suç duyurusunda bulunulur ve müteakip süreç hakkında
yükümlü bilgilendirilir.
(5) Kişisel ilişki kurulmasından sonra hak sahibi tarafından teslim yerine getirilen
çocuğun yükümlüye veya yükümlünün belirlediği kişiye teslimi mümkün olmazsa çocuk hak
sahibinde bırakılır. Bu da mümkün olmazsa müdürlüğün talebi üzerine, aile ve sosyal
hizmetler il müdürlüğü tarafından çocuğun geçici olarak barınmasına yönelik tedbirler alınır.
(6) Yükümlü haklı mazereti nedeniyle çocuğun müdürlükçe alınmasını talep ederse,
gerektiğinde hak sahibi de hazır bulundurulmak suretiyle çocuk, müdürlük tarafından
yükümlüden alınarak hak sahibine teslim edilir.
(7) Hak sahibi, emrin yükümlüye tebliğinden sonraki dönemde, teslim saatinden en az
kırk sekiz saat önce çocuğu teslim almaya geleceğini müdürlüğe yazılı olarak, elektronik
ortamda veya başvuru aşamasında beyan ettiği iletişim kanalıyla bildirmek zorundadır. Hak
sahibinin bildirimde bulunmadığı veya gelemeyeceğini bildirdiği hâllerde bu husus ve çocuğu
emirde belirtilen yere getirme zorunluluğu bulunmadığı yükümlüye bildirilir. Tüm bu işlemler
tutanak altına alınır.
(8) Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair işlemlerin çocuğun üstün yararını
koruyacak şekilde yerine getirilebilmesi amacıyla müdürlüğün önerisi üzerine aile
mahkemesince, çocuk, hak sahibi veya yükümlü hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasına
karar verilebilir. Yükümlünün teslim emrine aykırı ilk hareketinde müdürlük yükümlü
hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasını aile mahkemesinden talep eder.
(9) İlam veya tedbir kararını rızasıyla yerine getirdiğini iddia eden yükümlü, ikinci
fıkra uyarınca yapılan bildirimin veya bu bildirim yapılamamışsa üçüncü fıkra uyarınca
gönderilen teslim emrinin haksız olduğunu süresi içinde şikâyet yoluyla ileri sürebilir.
(10) Çocuğun yerleşim yerinin değişmesi hâlinde dosya resen ilgili yer müdürlüğüne
gönderilir ve ilgili müdürlük işlemlere kaldığı yerden devam eder. Bu müdürlük, dosyadaki
teslim emri kapsamında sadece teslimin gerçekleştirileceği yeni yeri yükümlüye tebliğ eder.
Teslim yeri değişikliği hak sahibine her türlü iletişim vasıtasıyla bildirilir.
(11) Hak sahibi veya teslim yükümlüsü hakkında, 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı
Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca gizlilik
kararı ya da başka bir tedbire karar verilmesi hâlinde, teslim işlemleri bu kararlar dikkate
alınarak yerine getirilir.
(12) Hak sahibi, teslim emrinin yükümlüye tebliğinden sonraki dönemde, teslim
saatinden en az kırk sekiz saat önce çocuğu teslim almaya geleceğini müdürlüğe bildirdiği
hâlde haklı bir mazeret olmaksızın art arda iki kez veya bir yılda üç kez gelmezse müdürlük
tarafından dosyanın işlemden kaldırılmasına ve teslim emrinin hükümsüz hâle gelmesine
karar verilir. Bu karar hak sahibi ve yükümlüye tebliğ edilir.
(13) Teslim emrinin tebliğinden sonraki dönemde yükümlü en az bir yıl boyunca
emrin gereğini usulüne uygun bir şekilde yerine getirir ve müteakip dönemde de kişisel ilişki
kurulmasına dair mahkeme kararına uygun olarak hareket edeceğini taahhüt ederse müdürlük,
ilgili uzmanın kanaatini de alarak dosyanın işlemden kaldırılmasına ve teslim emrinin
hükümsüz hâle gelmesine karar verebilir. Bu karar hak sahibi ve yükümlüye tebliğ edilir.
Yükümlü bu taahhüdünü yerine getirmezse hak sahibinin talebiyle yükümlüye doğrudan
teslim emri tebliğ edilir.
(Ek:24/11/2021-7343/42 md.)
(1) Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir
kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemler, müdürlükçe belirlenen teslim mekânlarında
gerçekleştirilir.
(2) Teslim işlemleri için müdürlüğün talebi üzerine, valilikler ve belediyeler tarafından
elverişli teslim mekânları belirlenir, yoksa oluşturulur; araç tahsis edilir ve sürücü
görevlendirilir.
(3) Teslim mekânlarının belirlenmesinde, oluşturulmasında, tefrişinde, bu mekânların
güvenliğinin sağlanmasında ve teslim hizmetlerinin sunumunda, kamu kurum ve kuruluşları
ile belediyeler, müdürlüğe her türlü desteği sağlamakla yükümlüdür.
(Ek:24/11/2021-7343/43 md.)
(1) Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir
kararlarının yerine getirilmesine ilişkin müdürlükçe yapılan işlem ve verilen kararlara karşı,
öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu
yer aile mahkemesine şikâyette bulunulabilir.
(2) Mahkeme, yapılan işlemlerin yerine getirilmesini durdurabilir ve dosya üzerinden
veya gerektiğinde ilgilileri dinlemek suretiyle ivedilikle karar verir.
(3) Şikâyet üzerine verilen karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz
edilebilir. Mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde aile mahkemesinin birden fazla
dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için
birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye hukuk
mahkemesine, aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin aynı hâkim
olması hâlinde ise en yakın aile mahkemesine veya asliye hukuk mahkemesine ivedilikle
gönderir. İtiraz mercii, bir hafta içinde kararını verir. Merci, itirazı yerinde görürse işin esası
hakkında karar verir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.5
Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir
(Ek:24/11/2021-7343/44 md.)
(1) Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin
teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir
ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi, üç aya kadar disiplin hapsi ile
cezalandırılır.
(2) Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine
getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine
getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, üç günden on güne kadar
disiplin hapsiyle cezalandırılır.
5 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesi ile bu bu fıkranın birinci cümlesinde yer
alan “bir hafta” ibaresi “iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) Kişisel ilişki kurulması için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibi, ilam veya
tedbir kararında belirtilen sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse, bir ay içinde
yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi, üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralar kapsamında şikâyete bakacak görevli ve yetkili mahkeme,
işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesidir.
(5) Şikâyet olunana, şikâyet dilekçesi ile birlikte duruşma gün ve saatini bildiren
davetiye gönderilir. Davetiyede, savunma ve delillerini duruşma gününe kadar bildirmesi
gerektiği; duruşmaya gelmediği takdirde yargılamaya yokluğunda devam olunarak karar
verileceği ihtar olunur. Mahkeme, duruşmaya gelen şikâyet olunanın, 5271 sayılı Kanunun
147 nci maddesinde belirtilen haklarını hatırlatarak savunmasını alır; gerekli araştırmayı
yapar; dosyadaki delilleri değerlendirir; şikâyet olunanın teslim emrine aykırı hareket ettiğini
veya emrin gereğinin yerine getirilmesini engellediğini yahut sürenin bitiminde çocuğu
belirlenen yere getirmediğini tespit ederse disiplin hapsi ile cezalandırılmasına, aksi takdirde
şikâyetin reddine karar verir.
(6) Disiplin hapsi ile cezalandırmaya ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip
Cumhuriyet başsavcılığı tarafından infaz edilir. Bu kararlar kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl
geçtikten sonra yerine getirilemez.
(7) Şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde veya birinci ve üçüncü fıkralar bakımından
çocuğun velayet hakkı sahibine teslim edilmesi durumunda dava ve bütün sonuçlarıyla
beraber ceza düşer.
(8) Yukarıdaki fıkralar uyarınca aile mahkemesince verilen kararlara karşı, 41/E
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca itiraz edilebilir.
(Ek:24/11/2021-7343/45 md.)
(1) Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması kapsamında çocuğun uzman veya
öğretmen tarafından yükümlüden ya da hak sahibinden teslim alındığı veya diğerine teslim
edildiği sırada kayda alınan ses veya görüntülerin internet ortamında yayınlanması nedeniyle
kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden ilgililer, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet
Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla
Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca içeriğin çıkarılması veya
erişimin engellenmesini isteyebilir.
(Ek:24/11/2021-7343/46 md.)
(1) Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir
kararlarının yerine getirilmesine ilişkin yapılacak işlemler, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı
Harçlar Kanunu ile diğer kanunlar uyarınca alınması gereken tüm harçlardan istisnadır.
Ayrıca bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için yapılacak tüm masraflar, avukatlık ücreti hariç,
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
(2) Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir
kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemleri yerine getirmek üzere görevlendirilen uzman
ve öğretmenlere bu kapsamda fiilen görev yaptıkları her teslim işlemi için, görevlendirilen
diğer kişilere ise bu kapsamda görev yaptıkları her gün için (500) gösterge rakamının memur
aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılır. Bu
kapsamda uzman ve öğretmenlere bir ayda yapılacak ödeme tutarı (10000) gösterge
rakamının, görevlendirilen diğer kişilere ise (5000) gösterge rakamının memur aylıklarına
uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçemez. Bu ödemeden damga vergisi
hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemelerden kadrolu
veya sözleşmeli olup olmadığına bakılmaksızın görevlendirilen tüm personel yararlanır. Bu
fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca belirlenir.6
(1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Ceza Muhakemesi Kanunu,
Türk Medenî Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
ile 24.5.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu
hükümleri uygulanır.
(2) Denetim konusunda bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde, Denetimli Serbestlik
ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu hükümleri uygulanır.
(1) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının
giderleri Devletçe ödenir. Ödenecek miktar mahkemece verilecek bir karar ile tespit edilir.
(2) Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin
malî durumunun müsait olması hâlinde, Devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu
edilir.
6 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “hafta sonu ve
resmî tatil günlerinde” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
7 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle Kanununa 41 inci maddesinden
sonra gelmek üzere başlığı ile birlikte Dördüncü Kısım eklenmiş, mevcut Dördüncü Kısım, Beşinci
Kısım olarak teselsül ettirilmiştir.
(1) Bu Kanun kapsamına giren görevlerle bağlantılı olarak kamu
görevlileri hakkında 2.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin
Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz.
(1) Bu Kanunun 5 inci maddesinde yer alan koruyucu ve destekleyici
tedbirlerden;
a) (a) ve (e) bentlerinde yazılı danışmanlık ve barınma tedbirleri Milli Eğitim
Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve yerel yönetimler,
b) (b) bendinde yazılı eğitim tedbiri Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı,
c) (c) bendinde yazılı bakım tedbiri Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu,
d) (d) bendinde yazılı sağlık tedbiri Sağlık Bakanlığı,
Tarafından yerine getirilir.
(2) Bakım ve barınma tedbirlerinin yerine getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulan kolluk
hizmetlerinin yerine getirilmesi, çocukların rehabilitasyonu, eğitimi ve diğer bakanlıkların
görev alanına giren diğer hususlarla ilgili olarak Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu tarafından yapılan her türlü yardım ve destek talepleri Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri
Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, ilgili diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından
geciktirilmeksizin yerine getirilir.
(3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu Adalet Bakanlığınca
sağlanır.
(1) Bu Kanun gereğince kurulacak mahkemelerin kuruluş ve çalışmaları
için gerekli sınıflardan yeteri kadar kadro temin edilir.
(1) Bu Kanunun 5 ve 10 uncu maddelerinin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar, Adalet Bakanlığı ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından
müştereken, diğer maddelerin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar ise Adalet Bakanlığı
tarafından altı ay içinde çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.
(1) 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu,
Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk
Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanuna yapılan
yollamalar, bu Kanunun ilgili hükümlerine yapılmış sayılır.
(1) Bu Kanunun;
a) Suça sürüklenen ve hakkında bakım tedbiri uygulanan çocuklar hakkında Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yerine getirilecek hizmetlere ilişkin
hükümler ile 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi yayımı tarihinden itibaren altı ay
sonra,
b) 37 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra,
c) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
Yürürlüğe girer.
(1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
5395 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA
ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Değiştiren Kanunun/
KHK’nin/İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
5395 Sayılı Kanunun Değişen veya
İptal Edilen Maddeleri Yürürlüğe Giriş Tarihi
5560 19, 23, 24 19/12/2006
6327 3 29/6/2012
7188 19, 32, 33, 39 24/10/2019
7242 20 15/4/2020
Dördüncü Kısım, 41/A, 41/B, 41/C,
41/D, 41/E, 41/F, 41/G, 41/H, 41/İ,
(Ek:22/4/2026-7578/17 md.)
(1) Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu
veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli
sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar; kamuya, özel sektöre
veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak
bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve
oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü,
internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri
olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemez, bu iş yerlerinde çalıştırılamaz ve herhangi bir
sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamaz.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren kişilere aynı fıkrada belirtilen iş yerlerinin açılması
veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmez. Birinci fıkra kapsamındaki iş yerlerinin aynı fıkra
kapsamındaki kişilerce işletildiğinin tespit edilmesi hâlinde bu kişilere iş yerinin devri için altı
ay süre verilir ve bu sürede kişinin iş yerini fiilen işletmesine izin verilmez. Bu süre içinde
devir işlemi yapılmadığı takdirde verilen izin ve ruhsatlar, bunları veren kamu kurum ve
kuruluşları tarafından derhâl iptal edilir.
(3) Birinci fıkra kapsamındaki iş yerlerinde çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine
dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösterir resmî belgeyi altı ayda bir
işverene ibraz etmek zorundadır.
(4) Birinci fıkraya aykırı olarak işçi çalıştıran kişiye, mahallîn mülki idare amiri
tarafından bu fıkraya aykırı olarak çalıştırdığı her bir kişi başına brüt asgari ücretin üç katı
tutarında idari para cezası verilir. Aykırılığın cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde
giderilmediğinin tespiti hâlinde, birinci fıkraya aykırı olarak çalıştırılan her bir kişi başına brüt
asgari ücretin yedi katı tutarında idari para cezası verilir. Bu cezanın tebliğinden itibaren bir
ay içinde aykırılığın hâlen giderilmemiş olması hâlinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları
tarafından verilen izin ve ruhsatlar derhâl iptal edilir.
(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı ile Aile ve
Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.
(1) 2253 sayılı Kanun gereğince kurulan çocuk mahkemelerinde
derdest bulunan ve bu Kanun ile kurulan çocuk mahkemesinin görevine giren dava ve işler,
bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde çocuk mahkemesine devredilir.
(2) Genel ceza mahkemelerinde görülmekte olan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte onsekiz yaşını doldurmuş olan sanıklar hakkındaki dava ve işler çocuk mahkemeleri ile
çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilmez.
(3) Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu
mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait
soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun
hükümlerine göre yapılır.
(4) Çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu mahkeme kurulup göreve
başlayıncaya kadar korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir kararları görevli aile veya
asliye hukuk mahkemelerince alınır.
(5) Adalet Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar bu
Kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren altı ay içinde koruyucu ve destekleyici tedbirleri yerine
getirmek üzere gerekli tedbirleri alır. Ayrıca, ilgili bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar bu amaçla
sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğine gidebilirler.
(Ek:24/11/2021-7343/48 md.)
(1) Bu Kanunun Dördüncü Kısmının uygulanmasına ilişkin yönetmelik, bu maddeyi
ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır.
(2) Bu Kanunun Dördüncü Kısmının uygulanmasına, Adalet Bakanlığınca belirlenen il
veya ilçelerde başlanır ve birinci fıkra uyarınca çıkarılan yönetmeliğin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren en geç bir yılın sonunda ülke genelinde uygulamaya geçilir. Dördüncü
Kısmın hangi il veya ilçede ne zaman uygulanacağı Adalet Bakanlığının resmî internet
sitesinde duyurulur.
(3) İkinci fıkra uyarınca Dördüncü Kısmın henüz uygulanmadığı yerlerde, 9/6/1932
tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun, bu maddeyi ihdas eden Kanunla yürürlükten
kaldırılan 25, 25/a ve 25/b maddelerinin uygulanmasına devam olunur.
(4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleşen ve 2004 sayılı Kanunun
mülga 341 inci maddesi kapsamında kalan eylemlere ilişkin şikâyetler, icra mahkemelerince
sonuçlandırılır.
(5) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra;
a) Üçüncü fıkra gereğince 2004 sayılı Kanunun mülga 25, 25/a, 25/b maddeleri
uyarınca icra dairelerince,
b) Dördüncü Kısım gereğince müdürlüklerce,
yürütülen çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulması sürecindeki emre veya
kararın yerine getirilmesine muhalefet eylemleri bakımından 41/F maddesi uygulanır.
(6) İkinci fıkra uyarınca Dördüncü Kısmın uygulanmaya başlandığı il ve ilçelerde,
çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrasına ilişkin derdest
takip dosyaları, icra dairesince teslim veya kişisel ilişki kurulması işlemleriyle sınırlı olmak
üzere resen işlemden kaldırılır. Şu kadar ki, çocuğun, bu tarih itibarıyla kişisel ilişki
kurulması kapsamında hak sahibinde bulunduğu hâller bakımından dosya, çocuğun
yükümlüye teslim edilmesinden sonra işlemden kaldırılır.
(7) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren çocuk teslimi veya çocukla kişisel
ilişki kurulmasına dair ilamların icrası için icra daireleri nezdinde yapılacak takip işlemleri,
492 sayılı Kanun ile diğer kanunlar uyarınca alınması gereken tüm harçlardan istisnadır.
İşlemleri yerine getiren icra müdürlerine 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile
Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar
Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde,
uzman ve öğretmenlere ise 41/H maddesinde belirtilen esaslara göre ücret ödenir. Bu iş ve
işlemler için yapılacak tüm masraflar, avukatlık ücreti hariç, Adalet Bakanlığı bütçesinden
karşılanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca belirlenir.
(8) Bu maddede kabul edilen usul ve esaslar, 22/11/2007 tarihli ve 5717 sayılı
Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun uyarınca yapılacak
çocuk teslim işlemleri bakımından da uygulanır.